DUYURU PANOMUZ

 

 

 


&buraya kadar& Değişik zamanlarda değişik yerlerde olur insan. Hiç ummadıgı, olmak istemedigi ve ya olmak zorunda oldugu yerler vardır. Hayat denen arkadaş kolundan tutup sürüklemiştir peşinden. Oradan oraya. Dönen çarkın dişlilerine kaptırmıştır kendini bir kere.

SİTENE EKLE

merak ettiğimiz bi kaç şey işte.?.... - haberset - Blogcu



merak ettiğimiz bi kaç şey işte.?....

Salı, Mayıs 8, 2007 · Kategori: sevgi

 
merak ettiğimiz bi kaç şey işte.?....

*Neden bilgisayar klavyesinde her tuşun üstünde onun ne olduğunu belirten harf,sayı,işaret bulunurken
koskoca 'space'tuşu üstünde hiçbir şey yazmaz?

*Neden insan bir şeye takılıp düştüğünde takıldığı şeye uzun uzun bakar?

*Neden 'Lucky Luke' Türkiye'de 'Red Kit' olarak bilinir? Yoksa budamı bir dublaj harikasıdır?
Türkçede 'Red' yada 'Kit' diye kelimeler bulunmakta mıdır?Ya da Red Kit, Lucky Luke'den dahamı Türktür?

*Futbolcular bacaklarından sakatlandıklarında neden hep başlarını tutarlar, bacak acısı başamı vurur?

*Hollywood filmlerinde neden tüm kapı numaraları sağlam yapılırken, 6 numarası yerine sağlam takılmaz?
Otel sahipleri gıcık oldukları müşterileri bilerek mi sonu 6 ile biten odalara gönderirler? katiller hep sonu
9 ile biten odalardaki adamlarımı öldürür?

*Tarihte çanakçılıkta ileri gidip de çömlekçilikte ileri gitmemiş olan medeniyet varmıdır?İlla da
'çanak ve çömlekçilikte' ileri gitmek şartmıdır?

*Neden program sunucuları, programın sonlarında ısrarla ''Bir cümlede toparlıyalım lütfen''derler,
bir cümlede toparlanabilecek bir fikir olabilirmi?

*Başımıza gelen olayları en küçük ayrıntısına kadar hatırlayabildiğimiz halde,bunları aynı insana
kaç kez anlattığımızı hatırlayamamamız nasıl açıklanır?

*niye yiyecek ambalajlarının üzerinde hiçbir açma kolaylığı sağlamamasına ve yine bizi makas
kullanmak veya canhıraş bir şekilde kendisini yırtmak zorunda bırakmasına rağmen inatla ''Buradan açınız''yazar?

*Neden sabrımızı tüketen birine ''Sabrımı taşırma''deriz? Azalan birşey taşar mı ?...

arkadaşlar bir fikri olan varmı?

Bir süre sonra, genç kızın annesi parkta yanına geldi.

- Merhaba kızım, Zeynep teyzen nerde?

- Kimse gelmedi anne. En son bir bayan geldi, yanıma oturdu. O da sadece dinlenmek için gelmiş biriymiş.

- Allah Allah! ... giyindiklerini çok iyi tarif etmiştim, seni nasıl bulamadı anlamadım. Yanında küçük bir kız olacaktı.

Genç kız bir an durakladı.

-Küçük bir kız mı?

- Evet

- Anne! . biz zengin, kültürlü insanlarız. Herhalde arkadaşın da zengin, kültürlü biridir, değil mi?

- Kültürsüz değil ama zengin değil.

- Sakın bana köylü bir kadın olduğunu söyleme.

- Köyden gelen kadına ne denir ki! ..

- Oh. iyi iyi, köylü kadınları karşılmaya beni gönderiyorsun.

- Kızım, o kadına bir borcumuz vardı. O zamanlarda borcumuzun karşılığı bir şey veremedik. ' - Gün gelir, bir ihtiyacım olduğunda, ben kapınızı çalarım'. Dedi ve işte bu gün kapımızı çaldı.

-Ne istiyormuş?

- Torununu okutmamızı istiyor. Baban şimdi arabayla gelip hepimizi alacak, kayıt için okula götürecek.

- Anne, o köylü kadına ne borcun olabilir ki, anlayamadım?

Annesi, kızının öfkeli ses tonuna dayanamadı;

- Kızım, sen bebekken biz köydeydik.

- Eee.

- Sana yıllar önce bahsetmiştim, köydeyken evimiz yandı, biz de inekleri,atları,tarlaları neyimiz varsa hepsini satıp köyden göçtük, demiştim.

-Evet, hatırladım.

- O yangınla ilgili bir ayrıntıyı, seni üzülebilir veya seni evde yalnız bıraktığımız için darılabilirsin korkusuyla anlatmamıştık.

- Herhalde şimdi anlatacaksın.

- Baban evde yoktu, ben de su doldurmaya köy pınarına gitmiştim. Lodos mu ne diyorsunuz, işte o rüzğar bazen ters esiyormuş, yukardan aşağı filan. Sen beşikte uyuyorken rüzğar bacadan içeri esince közler ocaklıktan tahtalara sıçramış, yangın başlamış. Pınar yerinden dumanları görüp koştuğumda alevler heryeri sarmıştı. Birazdan yıkılacak gibi görünen eve yine de girmek için atıldığım anda Zeynep teyzen kucağına seni almış olduğu halde dışarı fırladı. O sahneyi hiç unutamam; onun kucağından seni aldığımda o çığlıklar atıyordu.

- Niçin?

- Seni kurtarırken, sağ tarafı yanmıştı. Gelince görürsün sağ yanağında ağır bir yanık izi var. Çok acı çekti çook. Dur ağlama, seni bu kadar üzeceğini bilmiyordum. Tamam kızım, bak makyajın akıyor, ağlama. Hah! .. baban da geldi. Fakat Zeynep teyzen hala bizi bulamadı.
                                        

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

Yazan:www.bencay.com | Tarih: 2007-05-18 16:01:36
Konu: demiryolunun yolları taştan

neden tren yolundaki raylar arasında bulunan tahtaların mesafesi bir adım boyu olmaz ve tren yolundan yürümeye çalıştığımızda ya koşmak yada küçük küçük adımlar atmak zorunda kalırız? by www.bencay.com

Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »