Geçen yazıma gelen tepkilerden hayallerimizin,özlemlerimizin,öfkelerimizin,beklentilerimizin ne kadar da aynı olduğunu gördüm…
Hayâlime ortak olanlardan biride,Yurtayder Adana Şube Başkanı Osman Yıldız oldu…
Dernek kültürü geniş bir milletiz…Bizde dernek dediniz mi akan sular durur…
Kanarya Sevenler Derneğimiz bile mevcuttur….
Fakat ne yazık ki,bu tip derneklerin gördüğü ilgi ve iltifatı göremiyor bazı dernekler…!
Nereden mi biliyorum ?
Aslında çoğumuzun bildiği bir gerçektir bu….
Daha önce, Yetiştirme Yurtlarından Ayrılanlar Kültür Ve Dayanışma Derneği diye bir dernek duydunuz mu ?
Haberdar olmamış olmaktan bizim mi utanmamız gerek yoksa duyurması gerekip de duyurmayanlar mı ?
Yurtayder Adana Şubesi Başkanı sayın Yıldız bu konuda biraz dertli…
Aslında o başından beri dertli.Çünkü kendiside yetiştirme yurtlarında büyümüş…
Düşenin halinden düşen anlar misali (tabi anlamak için düşmek gerekmiyor ey ahali!) yetiştirme yurtlarından ayrılan gençleri kardeş kabul ederek el uzatmış…
Ve sığınma evi olma noktasında da burası ilk olma özelliğine sahip…
Fakat bilirsiniz mazluma el uzatmak riskli bir iştir…İşin başında atıp tutanlar muhakkak olur ama yalnız kalmanız da büyük bir ihtimaldir…
Destek sahiplerini de yabana atmamak gerek fakat ortada iltifat maksatlı bir girişim yok…Olan ve görünen şey, yurtlardan ayrılan ve el uzatmamızın zorunlu olduğu ve olması gerektiği biricik dinamiklerimiz…Yani GELECEĞİMİZ …
Sohbeti severiz,bu yüzdendir biraz da dernek hevesimiz…Maksat muhabbet,dernek bahane…Yok mu bu tip dernekler ? Var…Ve hatta isim yapmış fakat icraat noktasında belirli gün ve aylarda sağa sola gezi düzenlemenin ötesine gidememiş ve gitmeye de niyeti olmayan dernekler zinciri !!
Genç demişken yine halkımızın şu ara kilitlendiği programla da bir bağlantı kuralım isterseniz…
Malûm onlar da genç ve gelecek kaygısı taşıyorlar,bu kaygıyı şöhret bularak bertaraf edeceklerine inanıyorlar !
Bunlar Oryantal Star adayları…Adaylara sözüm yok…
Var ama yok…
İri sözlerim onlara değil…
Neden bizleri bu ve bu tip programlara,oluşumlara kanalize ediyorlar ?
Bu kilitlemelerin derinlerinde dinamiklerimizi pasifize etmek mi yatıyor ?
Neden yurt çocukları ve yurttan ayrılma vakti gelmiş gençler sık sık gündeme gelmiyor ?
Neden sansasyon meraklısı olduk ?
Neden halk ekrandaki sözde yarışmacılara sms ile bir gayret oy yolluyor ?
Bunun mantığı nedir ?
Birileri bizimle oyun mu oynuyor..? Peki bu millet neden oynuyor ?
Çok mu mutluyuz ? Her şey çok mu yolunda ?
Yetenekleri geliştiren imkânsızlıklarsa eğer,eminim o yurtlarda,dernek çatıları altında uzanacak eller bekleyen nice yetenek sahibi genç vardır…
Bir dakika !
Zenneliğe yada dansözlüğe talip genç demedim…Yanlış anlaşılmasın…
Bilim adamlığına namzet olabilecek,belki bir romancı,belki bir şair….Milletimizi olması gerektiği gibi temsil edecek,cevher kelimesinin vücut bulabileceği nice gençler…
Neden bunlar gündeme gelmiyor ?
Ben ekranda dansöz kıyafetli bir adamın ‘’Avrupa da ülkemi en iyi şekilde temsil ediyorum…’’ demesini istemiyorum…
Vakur ,cesur,akıllı,değerlerinden haberdar,hiçbir şekilde kıvırmayan,atalarının kemiklerini sızlatmayan gençler görmek istiyorum….İstiyoruz….!
Bilim dalında Avrupa da ödül almış ve maalesef oralara kaptırdığımız bir çok gencimiz var…Sen kıvırmana bak ahali !
Aslında derin bir düşünceye dalarsak ne kadar tuhaf bir hâl aldığımızı anlarız…Hâlimizi görüyoruz ama anlamıyoruz…Kim bilir belki de anlamamak için düşünmüyoruz özel olarak…
Millete ‘’olur’’ dedirtmek için ‘’öz kültür’’ diye yutturdukları oryantal ( oryantal Hint ve Romanya çingene kültüründen gelir) sayesinde paraları kırışanların kültür anlayışlarına mı gülmeli yoksa bu anlayışı yutanlara mı ?
Jürinin(!) çirkin kahkahaları karşısında kendini beğendirmeye çalışan kişiler,öte yanda yaşadığı yurttan 18 yaşına geldiği için ayrılmak zorunda kalan gençler…
Sizce hangisi ehemmiyet arz ediyor…
Benim şerefime şeref katan kültürümdür,değerlerimdir…
Ben oryantal isimli kültürü kabul etmiyorum…Ve bu programları öyle yada böyle,farkında olarak yada olmayarak destekleyenleri kınıyorum !
Bu milletin ömrü çelişmek ve bu çelişkiler yumağında debelenmekle geçecek sanırım…
Saçmalıklara ‘’olur’’ demek dinamiklerimizi pasifize etmektir ve bu edişler, gülünç duruma düşmenin ilk adımıdır…
Dinamiklerimize çöreklenmeyin…!
Asıl konu yurtlardan ayrılan gençlerimizdi…
Fakat gençler üzerindeki bulutlar öyle çok ki hangisinden bahsetmek gerek bilemiyorum…Artık bebekler dahi güvende değilken…..
Yazımın sonunda vereceğim bağlantıda bu konuyla ilgili geniş bilgilere ulaşabileceksiniz…
Ve gereksiz konulara gösterilen ilginin hassasiyet arz eden konulara kaydırılmasını istiyoruz….Bu noktada öncelikle millet vekillerimize seslenmek istiyorum…Bahsi geçen gençler bu ülkenin gençleri…Yani geleceğimiz…Yurttan ayrılmış nice kimliksiz gençlerimiz var..Sadece bunun acısını bilenlerin sırtlandığı bir yük olmamalı bu konu…
Yük değil belki ama, sadece birkaç kişinin emeği ile adı yük olur…Devlet ciddi mânâ da üzerine düşerse, hadisenin adı , yüklükten çıkar, olması gereken olmuş olur…
Gençlerimiz sahipsiz kalmamalı,yalnız kalmamalı…..
Bu cevherleri keşfedin ve yapmanız gerekeni yapın ki,ileride pişman olmayasınız…
Ve…
Gönüllü olarak bu ve bu tip oluşumlara emek vermiş tüm insanlarımıza teşekkürlerimizi,saygılarımızı sunuyoruz…
Hayâl demiştik ya….
Belki de en büyük hayâlimiz,gençler merkezli olmalı…
Dinamiklerimiz merkezli olmalı….
Ve onları yok etmeye çalışanları nasıl bertaraf edebiliriz merkezli olmalı….
Elbet bizlerde bir gün seçici olmayı,
Gerçek sorunları görebilmeyi,
Sığ değil,derin düşünebilmeyi,
Bize asırlar önce verilmiş ‘’cesur’’ payesini lâyıkıyla taşıyabilmeyi öğreniriz kim bilir ?
Cesur kelimesi fazla iri ve iddialı gelmesin,çünkü bu gün vermemiz gereken savaş eskinin kılıçlı,kalkanlı savaşlarından çok daha zor….
Öyleyse hepinize ve hepimize başarılar…..
Kalın sağlıcakla….
http://www.yurtayderadana.tr.gs/
asbetul@hotmail.com
asbetul@gencturkhaber.com
asbetul@bordobere.com